Nasıl Bir Kadın
Duygularını yağmur, yüreğini güneş yapsa, hemen açıverir, botanik harikasına dönüşür erkekler…

Gözlerimizde, hasretine yandığımız o sevdanın ışıkları yanıp söner deniz feneri gibi o kadar çok gemi misali kadın geçer ki menzilimizde biz görürüz ama bizi görecek kadın ararız.

Lal olmuş dilimizin söyleyemediği kelimeler vardır.  Diplerinde inci gibi sevda saklıdır istiridye olan yüreğimizde, dokunulmamışlığın gizemiyle serpilir isteriz ki dalmayı göze alan kadın bulup çıkarsın…

Dimdik ya da tomruk gibiyiz yontulmamış, ama yüreğimiz akşamsefasıdır eğmesini bilenleri bekleriz; çiçek gibiyiz solmaya hazır erkeklik gururumuz kolayca bükülen boynumuz…
 
Güneşin sert ışığından, gündüzün iş çekişmesinden yorulur, içten içe kanarız şefkati çok anlayışı bol kadın bekleriz…

Ürkeğiz, bazen de korkaklıkla eş tutulur ürkekliğimiz ama bizimle uğraşabilecek kadını bekleriz; manolya gibiyiz…

Hayatımızı bir öykü gibi yaşamak isteriz yeter ki başımızı okşayabilecek, özenli olmayı becerebilecek kadın hikâyesine katsın bizi; masallaştırıp yaşantımızı peri kızı ediveririz kadınımızı

Gereksiz zamanlarda gereksiz mesaj ve cevapsız çağrılar yüzünden adımız kolayca çapkına, arsıza çıkar oysa altın gibi ruhumuz olduğunu kavrayacak kadın isteriz…

İranlı tüccarların şalı gibiyiz duyguları da örtebileniz üşüdüğünü hissettirebilen kadın isteriz, müneccim olmadığımızı kavrayan kadının sevgilisi, babası, kardeşi kısaca hayatı oluruz. Ama hayat fırtınası dörtnala koşarken deli tay gibi, sendeleniriz rüzgârından bazen. O zaman isteriz ki onlar gibi bizlerinde narin birer çiçek olduğumuzu bilen kadın girsin hayatla aramıza. Her şeyi göze alıp korusun bizi.


Yazar: İdris KENÇ
Tarih: 15-01-2006


Bu Köşe Yazısının yer aldığı yer: DoğubayazıtNet
http://dogubayazitnet.com

Bu Köşe Yazısı için adres:
http://dogubayazitnet.com/modules.php?name=Kose_Yazilari&op=viewarticle&artid=195