Newroz Ve Mem U Zin

21 Mart  yada Newroz Bayramı , ilkbaharla birlikte,yeni bir hayatın, canlılığın, bereketin ve bolluğun başlangıcını simgeler. Newroz doğa ile insanın mükemmel buluşması ve iç içeliğidir.

21  Mart  Newroz Bayramı, yeniden dirilmenin, canlanmanın ve yenilenmenin bir ifadesidir. Newroz Bayramı insanlığın büyük mücadelelerle kazandığı en eski ve görkemli diriliş ve yeniden doğuşun adıdır.

21 Mart Newroz Bayramını kutladığımız bu günlerde içimizde yaşama dair büyük istem ve arzu var.Alanlarda halkın kendi istemlerini kendi renkleri,sesleri ile yaşamsallaştırması aydınlık bir gelecek için çok önemli.Newroz Bayramında herkesin ortak noktada buluştuğu gerçeklik şu;gün, barış, hoşgörü ve uzlaşı içinde kardeşçe yaşama ve bütün halkların barışı,demokrasiyi, insan hak ve özgürlüklerini savunma günü olduğu gerçeğidir.Tüm temenniler ve umutlar buna yönelik ve bu anlamdadır.

Bir yandan baharın gelişi,yaşamın canlanması,doğanın rengarenk bir gerçekliğe bürünmesi,diğer yandan da insanların adeta yeniden kendilerini ve yaşamlarını canlandırma çabaları. Gerçekten yaşamı anlamlı bir hale getirme çabaları herkesin sözünde,gözünde,kelimelerinde,moral ve yaklaşımlarında görmek mümkün.Bu anlamıyla Newroz yeni bir yaşamın başlangıcıdır..

Güneşin Koç burcuna girdiği 21 Mart ,Newroz bayramı,aynı zamanda gün ve gece arasında eşitliğin gerçekleştiği bir gün oluyor.Kışın bitimi,yazın başlangıcı anlamına geliyor.Yani, 21 Mart Newroz Bayramı, baharın başlangıcı oluyor. Sanırım alanlardaki rengarenklik,çoşku ve heyecan böylesi bir başlangıcın startı oluyor.

Büyük Kürt filozofu Ehmedê Xanî ,Kürtlerin kurtuluş manifestosu olan    Mem u Zin'de, Newroz'dan söz etmiş ve onu Sersal (yılbaşı)  olarak    şöyle      anlatmış :


Dewra felekê ji bextê fîrûz
Dîsan ku numa ji ve Newrûz
Mebnî li adetê mubarek
Şehrî û sipahîyan bi carek

Bajêr û kelat û xanî berdan
Teşbîhê bi nijdîyan û cerdan
Sef sef dimeşîne kûh û deştan
Ref ref dixuşîne seyr û geştan

Sersalî  û bakir û ruwalan
Sedsalî we ciwan û pîr û kalan
Sersali li resam û rahê mahûd
Gêrane diçû meqamê mehmûd.

Filozof  Xanî  eseri Mem û Zin’de Newroz’un astronomik ve kültürel boyutunu,Newrozun etkinlik alanını ve kutlanışını,Newrozun Cizîra Botanda nasıl kutlandığını,yine Memo ve Tacdinin kıyafet değiştirerek Newroz şölenine nasıl katıldıklarını uzun uzadıya anlatmaktadır.Tacdin ve Memo’nun Siti ve Zinle ilk karşılaşmalarını da vermektedir.Xani, Tacdin ve Memo’ya kıyafetini değiştirerek örtülü bir şekilde şu mesajı vermektedir;halkın içinde bulunduğu gerçekliği tanıtmak istiyor.Eserin satır aralarında bunu görmek mümkün.Gerçekten insan adeta mest oluyor.Şuna geliyor veya şu mesajı veriyor;Newroz’un rengarenk,güzel ve özgür birlik  ortamında  bir günlük değil de,yaşamın her anında ,her gününde böylesine anlamlı olmasını istemektedir.Yani her günü Newroz’laştırmak istemektedir.Veya Newroz’u her güne sığdırmak istiyor.Zaten Tacdin ve Memo bir zaman şaşıp kalıyorlar,düşünce dalgasına dalıyorlar.Şaşırdıkları ve düşünce dalgasına dalmaları halkın mevcut içinde bulundukları durumlarıdır.Xani eserin bu aşamasında şu mesajı net olarak vermektedir;Newroz’un tüm güzelliklerinin halk ve otoritesinde devamlı yaşamsallaşmasını istemektedir.Yaşamsallaşmasını istediği bu gerçeğin sadece bir günle değil de ,hayatın tüm zamanına hüküm etmesini istemektedir.Bunu gerçekleştirmek istemi,halk ve yönetim gücünü eşitlemek ister sonucunu da çıkarabiliriz.Eşit ve adil bir yönetimin özgürleşen halkının bütünlüğünü sağlamak en büyük arzusudur.

Xani Newroz sürecini tüm detaylarıyla tasarlamış olduğunu görüyoruz.Büyük bir olasılıkla üç bölümden tasarlamış olduğu ortaya çıkıyor.Mem u Zin’de okuduğumuz kadarıyla böyle bir sonuçla karşılaşıyoruz.İlkinde Newroz’un gökbilim ve kültürel bakımdan önemini ,ikinci bölümde ise coğrafyasını ve Newroz’un kutlanış biçimini sergilemektedir.Sonuncu bölümde ise kutlandığı alanın yani Cizira Botan’daki kutlamanın edebi,estetik ve sanatsal bir tarzda ifade etmeye çalışmaktadır.Gerçekten her açıdan muazzam bir tasarlanış söz konusu.Kent ve şehir merkezinde tüm halkın ,yediden yetmişe herkesin idari beylikle beraber festival tarzında Newroz’a katıldıklarını belirtiyor.Bu anlamıyla genci ve yaşlısıyla Newroz ‘un geleneklerine uyarak kutlandığını açık bir şekilde belirtmektedir.

Xani’nin eserini okuduğumuzda bir kez daha şunu düşündüm; baş ucu kitabımız olan Mem u Zin’i sadece bir kez değil ,aslında her gün okumak gerekiyor.Nasıl ki Xani Newroz’u bir günle sınırlı tutmamaya çalışıyorsa,bunu yaşamın her alanına ,her anına sığdırmak istiyorsa ,bizler de bunu esas alarak her gün okumak çabası içinde olmalıyız.Sanırım vurgulanmak istenen halkın özgürlükle buluşması bu anlamda olacaktır.

Sonuç olarak şunu vurgulamakta yarar var;Xaninin düşünür,tasarımcı,yenilikçi,filozof kişiliği daha iyi anlaşılmaktadır.Yukarda da belirttiğimiz gibi aslında Xani Newroz’la birlikte aslında yeni yaşamın başlangıcını da ilan etmektedir. Newroz’u yeniden doğuşun ve özgürlüğün zirvesi haline getirmektedir.Bu gün alanlarda yankılanan seslerin sanki Mem u Zin’deki haykırışlara  ve istemlere bir uyumluluk arz ettiğini görerek yaşamaktayız.Halk alanlarda kendi istem ,umut,beklenti ve arzularını idari yönetime net bir şekilde iletirken,Xani’nin belirttiği ve özellikle altını çizdiği halk ve otorite veya adalet ve özgürlük arasındaki bağlantıyı da alanlarda dile getirdiler.Yani olacaksa bir yaşam bu temelde olmalıdır mesajını vermektedir.Bu mesaj eğer iyi bir şekilde algılanmasa adelet düzeni sağlanmaz diyor.Bu anlamıyla Newroza anlam biçmesi, tarihsel anlamını daha da zengin bir hale getirmiştir. Son sözümüz,Cejna  Newroz Piroz be…..


Yazar: Nihat GÜLTEKİN
Tarih: 2008-05-20


Bu Köşe Yazısının yer aldığı yer: DogubayazitNet.com
http://dogubayazitnet.com

Bu Köşe Yazısı için adres:
http://dogubayazitnet.com/modules.php?name=Kose_Yazilari&op=viewarticle&artid=292