Doğubayazıt TarihiKronoloji
Dogubayazıt Tarihi
Doğubayazıt Dünü Ve Bugünü
Doğubayazıt Coğrafi Yapısı
Belediye Başkanlarımız
VideolarDoğubayazıt Videoları
Halk Müziği Klipleri
Kürtçe Video Klipleri
Çeşitli Videolar
Kürtçe Komedi Videoları
ŞiirlerEhmede Xani Şiirleri
Üyelerden Şiirler
Kürtçe Şiirler
Türkçe Şiirler
Sesli Şiirler
ResimlerDoğubayazıt Resimleri
İsak Paşa Sarayı Resimleri
Nuhun Gemisi Ve Meteor Çukuru
Ağrı Dağı Resimleri
Ehmede Xani Türbesi Resimleri
SitedeŞuan Bağlı
  Misafir:9
  Üye:0
  Toplam: 9
  Toplam Üye: 2681
MuziklerKürtçe Ezgiler
Klasik Stranen Geleri
Türkçe Ezgiler
Türkçe Ve Kürtçe Rock

Doğubayazıt Turistik YerlerEhmede Xani (1651–1707)
İsakpaşa Sarayı
Ağrı Dağı ( Ararat )
Urartu Kalesi Ve Şafi Camii
Nuhun Gemisi
Doğubayazıt Kültürel YapıTarihi ve Kültürel Özellikleri
Foklirik Giyim
Halk Müziği ve Geleneksel Oyunlar
Elsanatları
Mutfak Kültürü
Gerekli BilgilerSivil Toplum Kuruluşları
Önemli Telefon Numaraları
Ulaşım Ve Konaklama
Belediye Başkanlarımız<
Gelir Kaynakları
AstrolojiBurçlar
Reelkarnasyon
Kızılderili Astrolojisi
Rüya Tabireleri

Giriş yada Kayıt Ol
| Anasayfa | Köşe Yazıları | Biyografiler | Resimler | Doğubayazıt Haberler | Şiir | Reklam | Sitede Ara | İletişim | Üye Paneli |
| Forumlar | Komik Videolar | Komik Sesler | Flash Şiirler | Anketler | Rock Muzik | Halk Muziği | Sohpet | Özel Mesajlar | Çıkış |

ÖMRÜM DOLARKEN IŞIĞINLA
İdris KENÇ
İdris KENÇ

Tarih: 6 Ekim 16-0 Salı


Seni sevmek suçmuydu bunu bilmiyordum henüz. Hayâsızca sevmekle sorumluluklarımı tamamladığımı düşünürdüm.
            Evet, seni bir patlama anın heyecanındaki yoğunlukla sevdim. O patlamanın keskin ışıkları altında. Duygularım, bu ışık altında var olan masum tüm hallerini gün ışığına çıkardı ayan beyan. Bu anın oluşması için; içimdeki çok şeyi yaktım ben.
            Çünkü o zaman tabularımla ördüğüm bir maskenin ardında yaşıyordum ben. Limanlarım vardı, tehlikesiz heyecanlarım ve ailem vardı. Toplumun içine girdiğim an bakışlarım insanların ve nesnelerin üstünde akıp gidiyordu. Dalgın bir uyurgezer gibi yaşıyordum sanki. Dikkatli bir ışığın altında bakamayanlar böyle görüyorlardı, bende böyle görmelerini istiyordum zaten. Dokunmasınlar, özenle ördüğüm bu dengeyi bozmasınlar istiyordum. Bu denge maskemdi benim.
            Ama sen bu maskenin sevgisizlikten donmuş bir duvar olduğunu fark ettin. Ve hayatının bütün dikkat ışığıyla baktın bana. Bu maskenin ardında gizlenmiş bir ömre bütün dikkatinle baktın. Maske o an eridi. Gizli odalarım bütün kapılarını, bütün pencereleri bir anda sonsuzluğa açıldı. Ve karanlık olan hayatım, ıssız olan ormanlarım ve diplerde sürünen ben senin için hayat dolu, mutlu biri olarak bana dönüştü. Hayatımdaki bana uzak olan tüm sevinçler kalbim kadar yakın oldu bana, dikkatli bakışınla.
            Evet, benim için bir patlama anındaki heyecandı o bakışların. Bana öyle bir ışıkla baktın ki kalbim bu ışıkla sonsuza dek mühürlenmişti, sana teslim olmuştum. Artık senin gözlerinle bakıyordum her şeye, içime yerleşmiştin. Limana demir atan gemi misali. Ve bakışınla yüreğime yaydığın aydınlıkla yaşamaya başladım, bu süreçte yüreğimin kiracısı değil sahibi oldun. Çünkü seninle değiştim olgunlaştım birçok şeyi senle fark ettim. Ördüğüm maskenin erimesi, her şeyi göze alarak bana o bakışınla doğrulanmış gibiydi. Bir ödüldün sen o sevgisizce donmuş duvarlarımı yıkarak yazgım olmuştun.
            O ilk bakışın umuttu bana, hiç bilmediğim beklide o ana kadar karşılaşmadığım bir bakıştı. Bu bana bakışın nasıl bir bakıştı, bu nasıl bir ışıktı, gözlerinden süzülüp benliğimle bütünleşen. İşte o an bu halimle olan kendimi, kim olduğumu bir anda unuttum, unuttum başkalarını, parçalanmış ve maskeli halimi ve gözlerinden daha önce hiç görmediğim bir ışık gelip içime aktı. İşte o an anladım ki ben senden önce yaşarken korkunç bir boşlukmuş ömrüm. Boşluğumda sonsuza dek düşmeyi göze almıştın.
            Şimdi boşluk olan ömrüm dolarken ışığınla, o dağınık, o maskelerle örülmüş dikkatim sanki ilk kez dikkatim oluyordu, sanki o an yeniden doğuyordum bilmediğim bir acıyla, onca yıl yaşadığım halde hiç yaşamamış gibi, sanki yaşamayı aşkı ve sevgiyi yaşamaktan daha çok, özler gibi doğuyordum. Büyülenmiştim ve bu yüzden ilk kez karışmıyorum kalbime, teslim olmuştum sana, çünkü ilk kez söz geçiremiyordum kalbime, ruhum ilk kez dokunuyordu dünyaya maskesiz.
Bugüne dek sevgi üzerine ezberlediğim tüm sözcükler o saçtığın ışıkla geri çekiliyordu, çünkü ilk defa sevmişti kalbim.


  
İdris KENÇ
idriskenc@hotmail.com




Sitede Yer Alan Makalelerin Ve Yazıların Sorumluluğu Yazarlarına Aittir Site Yönetimi Yazı İçeriklerinden Hiçbir Şekilde Sorumlu Değildir.
Bu makale 152 defa okundu. Toplam 428 kelime

Yazdırılabilir Sayfa Yazdırılabilir Sayfa Pdf Formatı Pdf Formatı Yorum Ekle Yorum Ekle Arkadaşına Gönder Arkadaşına Gönder


[ Geri Dön: İdris KENÇ ] - [ Yazarlar İndeksi ]

Rss Den Haber Oku


www.dogubayazitnet.com
Tüm Hakları Saklıdır İzinsiz Resim Ve Dökümanların Kullanılması Yasaktır
DogubayazitNet.com © 2006 - 2007 - 2008