Xani baba,kendi eserlerini tümüyle Kürtçe yazmıştır.Kürtlerin kendi dillerini,edebiyatların,tarihlerini öğrenmeleri için büyük mücadele verdiğini belirtmek yerinde olaçaktır.Yaşadığı mevcut döneminde bir eleştirisi anlamını içermektedir.Kürtler ancak tarih,dil,edebiyat ve toplumsal anlamda değerlerine sahip çıkarak daha özgür ve yaşanılır bir yaşam sahibi olacağını vurgulamıştır.Kürtlerin daha iyi bir yaşam şansını yakalamasının en büyük mücadelesini ,eserlerini Kürtçe yazarak vermiştir.300 yıl önceki mevcut toplumsal – siyasal durumları düşündüğümüzde önemli bir mücadele olduğunu vurgulamak gerekir. O dönem yaşayan İslamcı Kürt yazarları genelde Kürtçe yazmıyorlardı.Xani bu yazarlardan farklı olarak Mem u Zin başka olmak üzere eserlerini Arapça,Farsça ve ya Osmanlıca yazmak yerine Kürtçe yazması dikkat çekicidir.Oysa Xani bu saydığım dillere de hakim olmasına rağmen ,bunlarla yazmıyor.Eserlerini Kürtçe yazması başlı başına dikkat edilmesi gereken bir direniştir.Çünkü anadili Kürtçeyi yeniden canlandırmak,yazı dili haline getirmek ve kullanılmasını sağlamak istiyordu.Bu anlamıyla büyük bir direniş olduğunu vurgulamak gerekir.
O dönemin şartlarına baktığımızda aslında yeni ve farklı olan şey,Kürtçenin kullanılması idi.Çünkü Kürtçe yazmak doğal bir şey değildi.Eğitim dili,yine ibadet dili Kürtçe değildi,Arapça idi.Edebiyat anlamında ise Kürtçe o kadar tutulan bir dil değildi,yine pazarı da yok denecek kadar azdı.Daha çok edebiyatta kullanılan dil Farsça ve Osmanlıcaydı.Kısaca,din alanlarında,eğitim yerlerinde,hatta padişah ,bey ve sultanların divanlarında ,itibar sahibi olmak için Kürtçe dili kullanılmıyordu.Hatta bu dilden uzaklaşma normal karşılanıyordu.Böylesi bir atmosferde Xani’in eserlerini Kürtçe yazması,hem bir risk hem de zor bir iş olarak değerlendirebiliriz.Farklı bir yönde Xani,sultanlara ,beylere,kendini beğendirmek için onlara bölümler ayırmıyor. İşte tüm bunları insan düşündüğünde oldukça duyarlı bir kişilikle karşı karşıya kalıyoruz.Bu anlamıyla ,Ehmedê Xanî kadar duyarlı biri toplumumuzda çıkmamış,onun gibi birinin yetişmediğini vurgulamak gerekir.Tam da böylesi önemli bir konuda ,Kürtlerin bu sorun üzerinde ciddi bir şekilde düşünmelerinin zamanı geldiğini belirtebiliriz.Toplumu ayakta tutan en önemli taşlardan biri dilin olduğunu vurgularsak,Xaninin çalışmasının önemli bir dönemeç olduğunun belirtebiliriz.Çünkü Xani’in dönemindeki zorluklar karşı Kürtçe eserler üretmesi oldukça dikkat çekici olduğunu belirtebiliriz.
Şu çok açık,Xani Kürtçe yazarak halkına olan bağlılığını göstermiştir.Yine Kürt diline büyük önem vermiştir,kendi ürettiği eserlerle.Bunu belirtmemizin nedeni şu;Xani öncesi ve sonrasında bir çok ünlü Kürt yazarları,bilim adamları,sanatçıları genelde yaşadıkları toplumların egemen güçlerinin egemen dilleri ile yazdıklarını biliyoruz.Xani bu durumu kendi eserinde ,yani Mem U Zin’de bunu şöyle ifadelendiriyor;
“Bak,Arap ülkesinden Gürcü ülkesine kadar
Kürdlüktür ki olmuş kale gibi,kaleye benzer.”
Burada Xani,bu anlamda çalışma yapan Kürtleri her yerin görebildiği kulelere benzetiyor.Kendi halkının kültürü için değilde,başka halkların kültürüne bir hizmet olduğunu belirtiyor.Bu duygulara sahip olan Xani hem eleştiriyor,hemde Kürtçe yazarak bir ısrarını dile getirerek,Mem U Zin’de şöyle diyor:
“Bu mangırlar gerçi değersizdirler,
Ama paha biçilmez ,sade ve temizdirler
Yoktur eksikleri;değiller hurda ve hileli,
Kamunun alış-verişine elverişlidir elverişli
Özbeöz Kürdçedir,hiç kuşku götürmez,
Altın değildir;”Soluk kalmış” denemez
Kırmızı bakırımızdır bizim,açık –seçiktir,
Gümüş değil ki desinler “ayarı düşüktür”.
Evet,burada eksiklere rağmen dile sarılmanın önemini vurgulayarak,eser üretmenin savaşımını vermektedir.Gerçekten bunun üzerinde epey tartışılması gerekir diye düşünüyorum.Kürt diline sahip çıkmak,yaşamın her alanında kullanmak,öğrenmeye çalışmak önemli.Xani’nin vasiyetini yerine getirmek ,bu dilin yaşamasına bağlı olduğuna inanıyorum.O halde bizlerde yine Xani’ye kulak vererek bu yazı çalışmamızı bitirelim.Günlük yaşamda bizden istenilenleri yerine getirmeye,kendimizi başarıya mahkum kılalım.Xani’nin aşağıdaki her bir cümlesi dile yaklaşımı çok öz bir şekilde özetlemektedir.
“Bu meyve,sulu olmasa bile,
Kürtçedir, yeter bu kadarı bile
Narin ve nazlı değilse bile bu yavru,
Turfandadır,bana çok tatlı gelir bu
Bu meyve olmasa bile çok lezzetli,
Bu yavru benim için çok azizdir ve sevimli…”