AnasayfaForumlarDoğubayazıt HakkındaKöşe YazılarıResim GaleriİletişimHesabınız
MuziklerKürçe Muzikler
Klasik Stranen Geleri
Türkçe Ezgiler
Türkçe Ve Kürtçe Rock

Doğubayazıt Turistik YerlerEhmede Xani (1651–1707)
İsakpaşa Sarayı
Ağrı Dağı ( Ararat )
Urartu Kalesi Ve Şafi Camii
Nuhun Gemisi
Doğubayazıt Kültürel YapıTarihi ve Kültürel Özellikleri
Foklirik Giyim
Halk Müziği ve Geleneksel Oyunlar
Elsanatları
Mutfak Kültürü
Gerekli BilgilerSivil Toplum Kuruluşları
Önemli Telefon Numaraları
Ulaşım Ve Konaklama
Belediye Başkanlarımız
Gelir Kaynakları
AstrolojiBurçlar
Reelkarnasyon
Kızılderili Astrolojisi
Rüya Tabireleri

| Anasayfa | Köşe Yazıları | Biyografiler | Resimler | Doğubayazıt Haberler | Şiir | Reklam | Sitede Ara | İletişim | Üye Paneli |
| Forumlar | Komik Videolar | Komik Sesler | Flash Şiirler | Anketler | Rock Muzik | Halk Muziği | Haber Arşivi | Haber Öner | Çıkış |
Giriş


 
Dogubayazitnet :: Başlığı Görüntüle - Ehmede Xani
 Pano KılavuzuPano Kılavuzu   AramaArama   GruplarGruplar   HesabınızHesabınız   Özel MesajlarÖzel Mesajlar   Oturum AçOturum Aç 

Ehmede Xani

 
Yeni Konu Gönder   Cevap Gönder    Mesaj Panosu -> Doğubayazıt İz Bırakanlar
« Önceki konu :: Sonraki konu »  
Yazar Mesaj
HakaN
Site Admin
Site Admin


Kayıt: May 13, 2006
İletiler: 236

Teşekkür Sayısı: 122
Kendisine 65 kez teşekkür edildi, gönderdiği toplam mesaj 30 adettir.


Ruh Halim

İletiTarih: Cmt Şub 24, 2007 10:15 pm   İleti konusu: Ehmede Xani  Alıntıyla Cevap GönderAlıntıyla Cevap Gönder

Yöremizin çok önemli şair ve filozoflarındandır.
Şeyh Ahmed-i Hani 1591 yılında Hakkarinin Çukurca ilçesi Han köyünde dünyaya gelmiştir. Doğduğu yere izafeten Hani lakabıyla tanınmıştır. Daha küçük yaşlarda iken bazı vasıfları ön plana çıkan Şeyh Ahmed-i Hani çevresindeki insanların dikkatini çekmiş, daha sonra sebebi bilinmeyen bir nedenle zamanın kültür ve ticaret merkezi konumunda olan Doğu Beyazıt e yerleşmişir. Doğubeyazıt medreselerinde Müderrislik ve Saray katipliği yapmış. Muttaki, dini ilimlerde yüksek derece ilim ve fazilet sahibi hakim ve edip bir zattır.

Dini ilimler başta olmak üzere zamanın edebiyat dünyasındaki ilimlere genç yaştan itibaren vakıf olmayı başarmış ve yaşadığı dönemin kültür, edebiyat ve düşünce dünyasına damgasını vurmuştur.

O Milli değerlerden hareketle evrensel değerler dünyasını yakalamaya çalışarak bütün mahlukatın yaratıcısının ALLAH olduğunu vurgular. ALLAH 'a ve O'nun elçisi Hazret-i Peygamberimize olan sevgisini her zaman dile getirir. Şeyh Ahmed-i Hani eserlerinin en önemlisi Mem-u Zin'dir. Bu eserin girişinde ALLAH 'a övgü , çağrı ve yakarış Peygambere övgü ve Peygamberden şefaat ALLAH tan af dileği gibi konulara ayırır.

Diğer bir önemli eseri de Nevbahar-a Bıçukan isimli manzum eseridir. Sözlük niteliğindeki bu eser sayfalarının baş kısmında eğitim, ahlak ve toplumsal olaylarla ilgili veciz ifadeler yerleştirilmişitir. Bazı medreselerde Arapçaya yeni başlayan öğrencilere ders kitabı olarak okutulmakta eğitim ve öğretim ruhu aşılamaktadır. Bunun yanında Akaid-i Molla Ahmet Siseban , Sekerat-ı Mevt adlı eserleri de bulunan Ahmed-i Hani kimi tarihçilere göre 1652 Yazma bir eserde 1707 yılında vefat ettiği ileri sürülmektedir Doğubeyazıt ta vefat etmiştir.
Ahmedi Hani Doğu Anadolu'nun birçok bölgesini dolaşarak Arapça,belagat ve dini ilimleri okudu;ayrıca astronomi ile ilgilendi.Bir süre bu bölgenin kültür merkezi olam Cizre'de yaşayan ve Mem-u Zin adlı eserini kaleme alan Ahmedi Hani daha sonra eski Beyazıt'a gitti ve orada vefat etti..Halk arasında Veli olarak kabul edilen Ahmedi Hani'nin Doğubeyazıt'ta İshakpaşa Sarayı'nın yanında bulunan türbesi halen ziyaretgahtır.Yörede Hani baba oalarak bilinen Şeyh Ahmed-i Hani yörede tanınan ve Türbesi saygı duyulan bir makam durumundadır.Sait Nursi'nin de gençliğinde kabrini ziyaret ederek ondan feyz aldığı nakledilir.


Başlıca Eserleri
1-MEM-U ZİN
Ana teması aşk olmakla beraber yöre halkının yaşayış biçimi ve ilişkilerini de iler.


2-NUBAHAR
Arapça-Kürtçe sözlük


3-İMAN AKİDESİ
İman esaslarını sunni görüşe göre işlediği eser.


4-ÇAR KUŞE
Her bir mısra dört ayrı dilde(Arapça,Farsça,Türkçe,Kürtçe)yazılan eserleri aşk,ayrılık,ve kavuşma temalarını işler.

Kaynak: Doğubayazıt Belediyesi web sitesi




En son HakaN tarafından Pzr Ağu 17, 2008 9:01 pm tarihinde değiştirildi, toplamda 2 defa değiştirildi.
Başa dön
Kullanıcı bilgilerini göster Özel mesaj gönder E-Posta gönder Kullanıcının web sitesini ziyaret et MSNM
Bu mesaja Teşekkür eden kullanıcılar: burakok, nd
demokrat
Yeni Üye
Yeni Üye


Kayıt: Jan 19, 2007
İletiler: 2

Teşekkür Sayısı: 1
Kendisine 1 kez teşekkür edildi, gönderdiği toplam mesaj 1 adettir.


Ruh Halim

İletiTarih: Çar Mar 07, 2007 10:20 pm   İleti konusu: İZ BIRAKANLAR EHMED-İ XANİ  Alıntıyla Cevap GönderAlıntıyla Cevap Gönder

SAYIN YAZAR
Sitenizi ilgi ile izliyorum Ehmed-i Xani'yi tanıtan yazınız maalesef gerçeği yansıtmamaktadır.
ahmed-i xani hakkaride doğmamış büyük dedesi rüstem 1592 yılında pinyanşi aşireti ile birlikte doğubayazıt'a gelerek orta direk(kızıldıze köyüne yerleşmişler.doğumu miladi 1061 hicri 1651 ölüm tarihi 1706 veya 1707 dir.sizin yazınızda doğumu 1591 ölümü 1707 olarak yazılmış yani xani 117 yaşmı yaşamış? değerli dostum sizlerden ricam büyük filizof Ehmed-i Xani hakkında doğru bir araştırma yapıldıktan sonra yayınlamanızı rica eder,sevgilerimi yollarken aşağıdaki adreste xani hakkında gerekli olan doru bilgilere ulaşabilirsiniz

www.xani-der.com


Başa dön
Kullanıcı bilgilerini göster Özel mesaj gönder
HakaN
Site Admin
Site Admin


Kayıt: May 13, 2006
İletiler: 236

Teşekkür Sayısı: 122
Kendisine 65 kez teşekkür edildi, gönderdiği toplam mesaj 30 adettir.


Ruh Halim

İletiTarih: Pzr Mar 11, 2007 9:16 pm   İleti konusu: EHMEDİ HANİ (1651–1707)  Alıntıyla Cevap GönderAlıntıyla Cevap Gönder

EHMEDİ HANİ (1651–1707)

Filozof Ehmedi Xani üzerinde son çeyrek yüzyıldır önemli çalışmalar yapılmaktadır. Kitap basımından tutalım, film çalışmaları, festivaller dans gösterileri, dernek kuruluşları, heykel dikimleri yanında üniversitelerde Xani ile ilgili kitaplar okutulmakta, bunun üzerinde tezler yapılmaktadır. Öyle anlaşılıyor ki önümüzdeki çeyrek yüzyıllarda Xani ile ilgili çalışmalar olacaktır. Bu önemli çalışmalar Xani’nin üstendeki bilinmezlik zırhını kaldıracak ve onu gerçek kimliğiyle buluşturacaktır. 1990 lı yıllarda üniversiteye gidip aydınlanan ve Xani’ye sahiplenen Doğubayazıtlı gençlerin hayali Xani Üniversitenin kurulması idi. 1995 YILI ‘’Ehmedi Xani Yılı’’ ilan edilince Xani’ye sahiplenme Mem ve Zin’ler için en üst bir düzey kazanmasına rağmen pratik adımlar bir türlü atılamadı. 09.04.2005 yılında BİLİMİN VE AYDINLIĞIN IŞIĞINDA EHMED-İ HANİ KÜLTÜR VE DAYANIŞMA DERNEĞİ’ni kurduğumuzda amacımız yılların birikmiş özlem ve umutlarını kurumlaştırmak, Xani’nin evrensel düşüncesini yaymak olmuştu.

Bölgemizde halkın Ehmedi Xani’yi çok sevdiği, neredeyse kutsal bir kimlikle donattığı, bilinen bir gerçektir. Çoğu kez yemin edilirken Allah adını kullanmak yerine ‘Sere Ehmede Xani’, ‘Sere Xani Baba ‘ denilmesi normalleşmiştir. Xani’nin kabristanı İshak Paşa Sarayı’nın 500 metre doğusundadır. Halkın hem mesire, hem de ziyaret yeridir. Mekânı ibadet, ziyaret, ümit (yani tedavi), hem de kutsal alan olarak ilgi odağıdır. Özellikle yaz ayları ziyaretçilerle dolup taşmaktadır. Halk kendisini,Xani’nin evladı ,Xani’yi de Baba olarak görmektedir. Doğmadan ve doğduktan sonra hemen her çocuk ona adanır. Her anne kendisin Zin olarak algılar çoçuğunu da Mem U Zin aşkına benzer aşkının hasadı sayar. Xani’nin dini kişiliğine de muazzam bir bağlılık vardır. Yeminlerde mihenk taşıdır. Halkın günlük yaşamında her alanda yaşamsallaşmıştır.

Xani öncesiz değildir. Filozof Xani’nin felsefesindeki duygunun çiçeklenmesinde rol oynayan şairler, Xani’den öncede vardı. Cizreli Ahmet Melle, Feqiye Teyran, Hakkarili Melle Bate, Şemdinanlı Ali Heriri ve diğerleri Ehmedi Xani’nin eşsiz eserlerine zemin hazırlamıştır.Kürt düşünce ve edebiyat dünyası kopuk olsada, değerli eserleri tarihsel süreç içinde günümüze taşıyabilinmiştir. Xani ile ilgili en önemli belirlemenin sonrasız kaldığı tespiti yerinde olacaktır. Dönemine göre çok ileri olan Xani düşüncesi, ünlü Kürt mirleri ve aşiret reisleri tarafından hiç dikkate alınmıyordu. Alt düzeydeki din adamları ise bu düşünceleriyle hafızalarına alarak taşıyıcılık yapmaya çalışıyor olmalarına karşın fazla etkili olmadılar. Ama bir edebiyat mirası bırakılarak Kürt düşün hayatının gelişimine büyük katkılar sağlamıştır.

Xani’nin nerede doğduğu üzerine her zaman tartışmalar olmuştur. Birçok araştırmacı –yazarın belirttiklerini ele alarak nerede doğduğu ve hangi tarihte dünyaya geldiğini, eserlerini de dikkate alarak şöyle belirtebiliriz. Ehmedi Xani’nin doğum tarihi,kendi eseri olan Mem Ü Zin de gösterilmiştir.Hicri 1061(m.s.1651) tarihinde doğmuştur.Babası Şeyh Elyas dedesi Eyaz büyük dedeside Rüstem’dir. Xani, onun soyadı gibidir. Bu iki nedenden kaynaklanmaktadır. Biri yerleşim alanı bağımlılığı diğeri de mensup olduğu aşirettir. Xani aşiretine mensup olan Ehmed’in şöhreti olunca Xani soyadıyla anıldı. Sayın M.Emin Borzaslan, Mem û Zin’ in Türkçe çevirisinde doğum yeri hakkındaki savları aktarmıştır. “Prof. Qonak Kurdo, Rus Kürdolog Margarette Rudenko’nun 1962’de yayımladığı MEM U ZİN kitabını kaynak göstererek, Xani ailesinin 1592’de Beyazıt’a gelip yerleştiğini yazmıştır. Buna göre Xani Beyazıt’ta doğmuştur. Soyadını da Hakkâri yöresine göç eden Xaniyan aşiretinin adından almıştır. Kürt yazar Dr. İzzettin Mustafa Resul’a göre doğum yeri Hakkari yöresidir. Yazar Sadık Bahattin Ahmedi’nin ifadesine göre ise Hakkari’nin Xana Segundan köyüdür. Ünlü Kürt şair üstat Hejar’ın Mem û Zin’in güney lehçesine çevirisinin 'giriş' bölümünde Xani’nin Xaniyan aşiretine mensup olduğu, Bayazıt’ta doğduğu ifade etmiştir. Araştırmacı Perviz Cihani ve Dr.Ferhat Şakeli’ye göre ise Hakkari’de doğmamıştır. A.Seccadin’in değişik kaynaklar ve Melle Salih’in ağzından E.Xani’nin babası Şeyh Elyas , Xani’nin doğumundan önceden Beyazıt’ta oturuyordu.ve Xaniyan aşiretinin geleneğini bırakmamış, Beyazıt’tın ileri gelenlerindendir. Beyazıt’tın o zamanki ismi Dızaspi(Beyazkale) idi. O civarda dimili Kürtleri hakimdir. Başşehirleri önce Sebana Abat , sonra Xoy kentidir. Tarihi Xoy Mehdi Aqasi’nin eserinden alınmıştır. Hakkari miri İzzettin Şer Çekzerin(altınsilahlı), önce Van Başkaley’i merkez yapıp Dizaspiyi alır. Buraya Hakkari aşiretlerinden Pınyaşileri ve Xani aşiretlerinden halkı getirip yerleştirir.(m.s. 1460-1465) Bugün Beyazıt yerleşik halkının ismi Pinyaşiler(planşi)dir. Xani aşireti daha küçüktür. tüm bunlardan hareketle Xani Beyazıt’ta doğmuştur diyoruz.buralı olduğu içinde eserlerinde ''ben Beyazıt’ta doğdum'' ifadesini kullanmadığını düşünüyoruz. Babası Şeyh Elyas, Kızıldıze (kırmızı kale- ortadirek) köyünde kadılık görevinde bulunmuştur. Kızıldıze tarihi kervan yolunun İran’a açılan son kapısıdır.buradan geçen kervanlardan alınan baç(haraç,gümrük harcı)ile İshak Paşa Sarayının inşaat finansmanı sağlanmıştır. Bugün Kızıldize’nin temelleri harabe şeklindedir. Köyün eski mezarlığına Xani mezarlığı denmektedir.civar köylerde de Pınyaşiler hakimdir.

Xani ilk okumaya aile içinde babası İlyas’tan hukuk kuralları ilim kaynaklı bilgilerle okumaya başladı.Bir yönünü okula ,bir yönünü de divana vererek eğitimini yapması sağlanıyor. Okulda bilim, divanda yaşam derslerinde büyüdükçe okuma düzeyi de yükseliyor. Feqilik derslerinde Arapça öğrenir. O dönemde imkanı olanlar yüksek öğrenimlerini feqi okullarında yaparlardı. Xani için bu imkanlar oluşur. Beyazıt’taki Muradiye medresesine gider. Bir süre sonra Beyazıt ve çevresindeki tüm camileri gezer.daha sonra ahlat ve Bitlis medreselerinde öğrenim görür. Botan ve Mezapotamya da devam eder öğrenimine. Bağdat, Şam, Halep ve İran medreselerinde uzunca yıllar öğrencilik hayatı yaşadı. Kabe’yi tavaf ettiği ,mısıra gittiği yazdığı eserinin içeriğinde açıkça görülmektedir. Bilhassa Suriye medreselerinde antik yunan felsefesini,Mezopotamya ve İran medreselerinde de tasavvufu (İslam felsefesini)astronomi, şiir ve sanat tekniğini öğrenmiştir. Bunun yanında, buralarda Feqiye Teyrana, Ehmedi Ciziri’ye Hhipokrat’a, Platon’u, Aristo’yu Farabi’yi, Şahabettin Sühreverdi’yi, Mühyettin Arabi’yi, Ali Heriri’yi, Firdevsi’yi, Ömer Hayyam’ı, Nizami’yi ve bir çok ilim adamlarını öğrendi. Her yerde isim yapmış alimlerle araştırır ilmi ve bilimi daha da ilerletmek için onların yanında diplomasını aldıktan sonra Beyazıt’a eğitim vermeye çalışır. Halk içerisinde otorite ve saygınlığı vardı. Toplum içinde iki yeri vardı. Biri ilim ,diğeri de misafirperverliği, mertliği ve dindarlığıydı. Söz ve maneviyatı herkesin üzerinde derin etkiler bırakıyordu.

Xani, İshakpaşa Sarayının temeli atılırken (1674) dua okumuştur. Beyazıt Beyi Mir Mehemmed’dir.Daha sonra Beyazıt’ta Muradiye Camii’nde imamlık yapmıştır.Mir Mehemmed’e divan katipliğinde bulunmuştur.Onunla yakınlığını,ona sevgisini bir şiirinde ifade etmiştir,ölümüne dair üzüntüsünü belgelemiştir.Mir adına İran sınır Serdar’ı ile alınan karara imza atmıştır.

Ehmed-i Xani’nin siyasi özlemi, düşünceleri açıktır ki o dönemin genel atmosferinden doğmuştur. Bu dönemde, Kürt düşün hayatının geri olduğu açık. Ancak bu, Kürt düşünce ve edebiyat mirasının hiç olmadığı anlamına gelmiyordu. Önemli bir düşünce ve edebiyat mirasına sahipti. Fakat bu Kürtlerin sosyo-ekonomik koşullarından dolayı yaygınlık kazanamamıştı. Çok dar sınırlar içinde düşüne hapsolmuştu. Bu, bir idari yaptırımdan çok sosyal ve kültürel nedenlerden kaynaklanıyordu. Xani daha çok birlik ve ittifak parolalarını kullanarak sesini yükseltiyor, Kürtlerin kendi aralarındaki çelişkilerine de dikkat çekiyordu.Bu tür şartlar altında Beyler Xani’yi anlayamadılar.Kısaca bu modern düşünceler pratikleşmeyip sonrasız kaldı.

Filozof Xani, ardında birçok eser bırakmıştır. Bunlar önemli ve edebiyat tarihinde paha biçilmez bir değere sahiptir. Bilinen üç eserin dışında 74 şiiri tespitlidir. Yazılmamış divanı da yazılacaktır.Coğrafya ve Astronomi ile ilgili Erde Xweda adlı eserinin var olduğu yaygın bir kanıdır.Bilinen eserlerinde önce Nûbahar Biçukan (Çocuklar için ilk meyveler-1683-),sonra Aqida İman (İmanın Şartları-1687-) ve 1695’te şaheseri olan Mem û Zin’i (Onlar Destan’ı) bitirmiştir.Xani’nin eserleri okunup incelendiğinde ortaya üç sonuç çıkmaktadır.Birincisi;Xani,Kürtçenin yanı sıra Arapça,Farsça ve Türkçeye de hakim olmasına karşın,edebiyat metinlerini yalnızca Kürtçe yazmıştır. İkincisi;bir filozof,düşünür olarak Xani,yazılarını,halkı adına düşüncelerini yaymanın bir yolu olarak kullanmıştır. En son olarak da Xani,bütün yazılarında öncü,yetenekli ve yaratıcı bir şair ve yazar kimliğini birleştirmektedir.Xani’yi daha iyi anlamak için paha biçilmez değerdeki üç eseriyle ilgili özet görüşlerimizi şöyle belirtebiliriz:



NûBARA BİÇUKAN (1683)



Bu kitap, Xani’in masum biçimde yazdığı Arapça-Kürtçe bir sözlüktür. Nübar, çeşitli şiirsel uyaklar ve ritimlerle yazılmış 14 bölümden oluşmaktadır.Her bölüm öğrenmenin ve dürüstlüğün yararları,öğretmenlerin görevleri,sabırlı olma,mücadele,bilgiyi pratikle bütünleştirme ve daha bir çok başka konuda içten bir öğütle başlar.Nübar Kürt dil tarihindeki ilk sözlüktür.Ondan önce başka bir Kürt sözlüğü yoktur.Bu Xani’nin Kürt diline büyük bir önem verdiğinin ve bu dilin gelişmesi için uğraştığının açık bir kanıtıdır.



Xani,Kürt diline büyük bir önem vermesine rağmen,ona hizmette bir dilbilimci olarak değil bir düşünür olarak rol oynadı.O,dilin bir ulusun varlığını oluşturan en temel unsurlardan biri olduğunu savundu.Bu nedenle o,dili geliştirme görevini yurtsever bir görev olarak görüyordu.Daha sonra Mem u Zin’de Xani bu görevi kapsamlı bir şekilde gerçekleştirme imkanını buldu.Ayrıca Xani halkına yöneliyor Nubar’la yazılarını,politik düşüncelerini yaymanın bir aracı olarak kullanmak istediği izlenimini veriyor.Xani bu eserin yazılış amacını da şöyle belirtiyor’´Bu sözlük Kürt çocukları için örülmüştür.Kürt çocukları ilmi öğrendiklerinde,okuduklarında zorluklarla karşılaşmasınlar diye çıkarttım.’der.Burdan da Xani’nin Nübar’ı yazmakla öğrencilerin çoğunlukla Arapça olan dersleri öğrenmelerine yardımcı olmak istemiştir.Genç kuşaklarına güven duyuyordu ve onların yöneticilerle toprak sahiplerinin değil halkın umudu olacaklarına inanıyordu.Savunduğu görüşlerin gerçekleşmesi için kendi kuşağını değersiz bulan Xani ,bu nedenle eserini umut bağladığı çocuklara adadı. Bir de Xani,eğitim ve öğretimin ‘beyin kapısının kilitlerini açmak’, halkını derinden etkileyeceği ve onları kurtuluşa götürecek yolları aramaya teşvik edeceğinin bilincindeydi.Nubahar Kürtçe anlamlarıyla birlikte 954 Arapça sözcük içermektedir.Xani bu sözcükleri yaşamın ve bilginin çeşitli alanlarından derlemiştir.

EQİDA İMANE(1687)

Eqida İmanê (İmanın Şartları)Xani’in İslam’ın temellerinden söz ettiği,insanlara tapınmayı ve din konularını Kürt dilinde açıklamaya çalıştığı,73 beyitten oluşan uyaklı bir dini kitaptır.Bu kitabın önemi;Kürtçe yazılmış olmasıdır.İbnül Esir,İbni Xalikan,Ebul Fida ,v.b. gibi birçok ünlü Kürt din adamı ve bilgini daha önceleri eserlerini Arapça yada Farsça yazmışlardı.



Yaşadığımız topraklarda tarihsel süreç içerisinde dil ve kültür yine gelenek ve göreneklere büyük ölçüde Arapça egemen kılındı.Bu yayılmacılık halkların dil,kültür ve yaşamlarını o kadar etkilediki,neredeyse yaşamın rengi soldu.İşte bu gerçeklik göz önünde bulundurulduğunda Xani’in İslam’ın temellerini Kürtçe açıklamasının ne denli cesurca bir tutum olduğu anlaşılmaktadır.Xani İslam’ın öğretilerini açıklamasının yanı sıra,Kürt dilini de geliştirdi ve onu din eğitiminde kullanılabilecek bir dile dönüştürdü.Ayrıca din konularının Kürtçe de yazılabileceği konusunda insanları ikna ederek onlara bunun günah yada kusur olmadığını gösterdi.



Xani den önce Mele Ehmede Bat ê (1414–1495), Mewlüde Nebi (Peygamberin Doğumu ) adlı bir din kitabını Kürtçe yazmıştı. Bu kitap, 20 bölümden oluşan uyaklı bir metindir. Kitap, Hz Muhammed’in doğumu,yaşamı, büyüklüğü ve yüceliğiyle ilgilidir.Mele Ehmede Batê , doğal olarak,Kürtçe bir din kitabı yazma konusunda Xani’den önce gelmektedir.Xani’nin bu kitabı okuduğuna, hatta Batê’nin ya da kitabının adını duyduğuna ilişkin bir kanıt bulunmamaktadır. Xani Mem u Zin de ,kendisinden önce yaşayan Kürt şairlerinden yalnızca Melaye Cıziri, Eli Heriri ve Feqiye Teyran ın adını anmaktadır.



MEM U ZİN (1695)



Kürt dili ve sınırları dışında en çok tanınan, benimsenen bir kitaptır. Edebiyat dünyasında seçkin bir yeri vardır. Büyük bir onura sahiptir. Kürt halkının kültür, edebiyat ve düşün dünyasını dünyanın diğer halklarına tanıtan bir eserdir. Bu nedenle, E.Xani Kürtler tarafından ulusal bir şair ve düşünür olarak tanınmış, büyük bir itibar görmüştür. Dr. İzzeddin Resulü bu konuda şöyle yazmaktadır ‘ Şimdiye kadar O’nun hakkında yeterince araştırma yapılmasa da O’na duyulan ilgi, hiçbir Kürt yazarın ulaşamadığı bir boyutta yoğunlaşmıştır.Celadet Ali Bedirxan buna ‘Milletimizin Kitabı ‘ diyor. Bir aşk destanı olarak çok güzeldir. Gerçekte ise bir aşk destanından çok ötedir. Ulusalcı içeriği, felsefi, tarihi, sosyal, dinsel ve sanatsal estetiğiyle bir manifesto niteliğindedir. Ayrıca destan kusursuz bir şekilde, düşünce, hayal ürünü ve öğretilerini içerecek bir çerçeveye dönüştürmüştür. Din eğitimi görenlerin, Melle ve feqilerin dini ve milli düşüncelerini harmanlayıp, din ve milliyetçiliği birleştiren Ehmed-i Xani dir. O zaman Osmanlı ve İran egemenliğinden kurtulmanın ideolojisini sunmayı amaçlıyordu. M.V. BRUİNESSEN in E. Xani yi ve Mem u Zin’i Kürt yurtseverliğinin ve milliyetçiliğinin babası olarak nitelendirmesinin doğruluk derecesi vardır.

Mem ü Zin eseri çok iyi incelendiğinde tüm mısralarının sayısal temelini on olarak seçiyor.Tam mısraların hece sayısı 10 dur. Destandaki kahramanların adedi de ondur.(Zeydin Bey-Siti-Zin-Gurgin-Heyzebun-Bekir-Tacdin-Çeko Arif ve Mem) Xani,Mem ü Zin destanına

‘Onlar Bestesi’ diyor.



‘’ Sanmasınlar biz suskunuz, uykudayız

Onlar bestesini öğrenen, çoşup haykıranız’’

Xani, Mem ü Zin Diriliş ve Onlar destanında simge kahramanları renklerle, mücevherlerle ve bakire iki güzel Siti ve Zin’de gerçekleştiriyor. Xani ye göre otoriteye adalet gereklidir. Siti adalet(hukuk), Zin ise hürriyet anlamındadır. Mem halk, Tacdin baş, irade gibi algılanırken Arif ve Çeko da halkın kurumlarıdır. Tacdin, Mem ve Arif ile Çeko da bir bedenin başı kolları ve bedenidirler. Arif daha çok danışman, divan görevi, bilgili, rehber Çeko ise güvenlik gücü, askeri güç konumundadır. Ve bunlar saray dışındadır. Dadı, Siti ve Zin in eğitmendir. Heyzebun devrana göre mevcut otorite aydını, çizeridir. Beko ortalığı karıştıran, fesat, kötülük görevini yaparken, Gurgin de saray otoritesi olan Zeydin Bey in oğludur. Tacdin ve Mem yanlısıdır. Zeydin Bey saray otoritesidir. Zin ve Siti n kardeşidir.Destanda talepkar Memo’dur, yani halk. Güç, otorite(Tacdin) karşısında zorlanan bey, Rıza ve onay vermiştir. Tüm bunları derinlemesine düşündüğümüzde ’Demokratik Hukuk Devleti’ talebinin ifadesini ilk tasarlayan Xani dir

Xani’yi bu güne taşıyan halk, artık okuyarak, tartışarak, felsefesini, edebiyatını anlamaya çalışmaktadır. Artık Xani adı Edebiyat günleri ve tartışmalarının ana merkezidir. Ehmed-i Xani, hakkında en çok yazılan en çok konuşulan Kürt Edebiyatçısı olarak bilinir. Xani bunu fazlası ile hak ediyor. Ancak şimdiye kadar Xani hakkında söylenenler, söylenmesi gerekenler çok sınırlı bir bölümü olduğu gibi, Xani yalnızca edebiyatçı kimliği ile ele almak da O’nu yetersiz izah etmek olur. Gerçekte Xani edebiyat alanında olduğu kadar felsefe, teoloji, dilbilim ve hatta sosyal bilim yönleri ile incelenmesi ve araştırılması gereken büyük bir bilgedir.. Zira Kürt toplumunun yaşadığı çelişki ve sorunların şikayeti, feryadı ve çözüm inancı olarak çok yönlü bir yansımasıdır. Edebiyat O’nda bir dildir, felsefeyi de teolojiyi de edebi söylemle ifadelendirirken bunu gelecek nesillere aktarmak için kalıcılaştırmak istediği bir mesaj olarak sunar. Mem û Zin’de;

Şerha Xemedil bikim fesane

Zinê û mem bikim bahane

Nexma we ji perdeyê derinim

Dizelerinde ‘gönlümdeki bunca gam ve kederi, efsaneleştirmek için Mem ve Zin bahane ettirmekti. Edebi bir dille perdeyi kaldırıp Mem ve Zin’i yeniden dirilteyim diyor’ Çünkü o dönemi sorunlarını çok iyi çözümlemesine karşın, çözümü yaşadığı dağınık, bir biriyle çatışmalı ortamda üstüne basa basa söyler. Bu nedenlerden dolayı çok yönlü incelenmeli ve ortaya konmalıdır.

Tabii, öncelikle edebiyat yönüyle ele alınırken O’nu Kürt ve bölge sözlü-yazılı edebiyatı içerisinde doğru yere oturtmak çok önemlidir. ‘ Kasit’li Sin Leke Uni’nin Gılgameş Destanı’ndan ,Homeros’un İlyada’sına, Zerdüşt’ün Gata’larından, Davut’un Mezamir’lerine, Firdevsi’nin Şahname’sine, Mevlana’nın Mesnevi’sine kadar aslında büyük bir birikim, bir kültürel ifade ediş olan gelenekle Ehmed-i Xani’nin nasıl bir kilometre taşı olduğu mutlaka doğru irdelenmeli. Çünkü bu Rönesansımızda önemli bir rol oynayacaktır.

İlahiyat konusunda Xani’nin ifade ettikleri çok önemlidir. Her şeyden önce din konusunda derin bir eğitime, birikim ve bakışa sahip olduğu anlaşılıyor., Sevgi, aşk, insan ve insan ilişkilerinde tasavvufi bir bakış söz konusudur. İnsanı yücelten, insan ilişkilerini bilgi ve sevgi üzerine kurgulayan bir bakışı vardır. Ancak İslam’ın değişik yorumları ve İslam’a dönük felsefi yorumlar konusunda da bir tartışma içerisindedir. Kişisel yazgı(Kader) konusunda Mutezilecilerle çatışır ve düşüncelerinde ‘iman’ın daha ağırlıklı bir yer tutmasına karşın, toplumsal kaderin tayininde(toplumsal sorunların çözümünde) oldukça akılcı eleştirirle ve çözüm önerilerine sahiptir. Burada kaderciliği sorguluyor, toplumsal sorunları çözümsüz bırakan yöneticileri, yönetim biçimlerini aşiretçiliği suçlar. Çözümü bilimle, edebiyatla, felsefe ile aydınlanmış gelecek kuşaklarda arar. Bu yönüyle Xani’nin düşünceleri ‘İslam felsefecileri’nin dile getirdikleri ile irdelenmeleridir. Ehmed-i Xani’nin en önemli yönü, yurtsever ve halkçı oluşudur. O aslında aydınlanmanın öncüsü sayılır. Birçok aşirete bölünmüşlük kendisi için en temel sorundur. Denilebilinir ki, tüm düşüncelerinde ana tema budur. Bu nedenle Kürtlerin birliği, Kürtlerin diğer halklar gibi özgür yaşaması, Kürt kültürü ve dilinin özgürce gelişmesi için feryat eder. Tüm bunları sağlamanın yolunun çağdaş bir millet olmaktan geçtiğine inanır. Kürtlerin aslında hiçbir yönü ile komşu halklardan geri olmadığını yalnızca birlik ve iyi yöneticilerden yoksun olduğunu savunur. Bu nedenle şiirlerinde komşu halkların sanatıyla dilleriyle yarışır ve bununla Kürtlerin sahip olduğu yeri dile getirir. Ancak Xani’de başka halkları karşısına alan bir milliyetçiliğe rastlanmaz. Tam tersine Xani hep eşitliği gösterir. Komşu halkların kültürel, tarihsel, dinsel yakınlıklarını kardeşlik olarak görür. Kimi şiirlerinde her bir mısrasını ayrı bir dilde(Kürtçe, Farsça, Türkçe, Arapça) ifadelendirdiği dörtlüklerde sembolize eder.

Xani aynı zamanda iyi bir eğitmen ve dil uzmanıdır. Dönemin felsefi, teolojik ve edebiyat bilgilerini iyi özümsediği ve bu yönüyle yetkinleştiği anlaşılıyor. Ayrıca Kürtçe ile birlikte Arapça, Farsça ve Osmanlıca’ya oldukça hâkim olduğu biliniyor. Şiirlerindeki derin kültürel birikim ve bilgi hayranlık uyandıracak düzeydedir. Mem û Zin adlı temel yapıtında her olayı ele alışı derin bir çözümleme biçimindedir. Anlatımda vecizidir. Musa’dan Xaniye, Davuttan Aristo ve Eflatuna ve daha birçok büyük şahsiyetten etkilenme düşünceler ortaya koyar. Xani bu birikimini 4 ayrı dilde dile getirir. Kültürel birikimi söz konusu dilleri yetkince kullanmasına dillere hakimiyeti de birikimin sistemleşmesine yol açmaktadır. Xani'nin Kürtçe'yi kullanması olağanüstüdür. İşte bu nedenle Kürt çocuklarına çok kolay bir şekilde Arapçayı yani İslam dilini öğretir. Çok pratik ve halkın kavrayabileceği metotlar geliştirir. Xani'nin özellikle çocuklara dönük olması da anlamlıdır, 'Nûbara Pıçukan' adlı eserinde ‘'ne jı boy sahip rewacan,belki jı boy pıçuked kurmancan' derken esasında üst zümrelere karşı halkın yanında olduğunu ifade eder. Ama halk eğitimsiz ve sahipsiz olduğundan halk çocuklarının aydınlatılıp geleceğe muktedir olmalarını amaçlar. Ayrıca Xani'nin felsefe tarih dinler tarihi, Kürt edebiyatı, folklor ve tarihi konusunda derin birikimi kadar özgün düşünceleri de vardır. Tüm bunların tek tek ve genişçe ele alınması gerekiyor ve bunların akademik çerçevede ele alınmalarının zamanı gelmiştir. Demokrasi mücadelesi içerisinde büyüyen genç kuşakların buna artık ciddi eğileceğine inanıyoruz. Kuşkusuz Xani hakkında çok şey yazılmış ve söylenmiştir, Xani'nin Kürt medreseleri içerisindeki yerine ilişkin olarak şu söylenebilinir; Xani günümüz aydınlatılmış kuşakları için başka,Kürt demokrasi mücadelesi için başlamadığı dönemde Medrese de okuyanlar için başka biridir. Yeni kuşaklar Xani'yi Tarihleri, Edebiyatları ile birlikte öğrendiler. Eski kuşak ise Xani'yi bir öğretmen büyük bir âlim olarak hep okudular ve bir çok şeyde onu örnek almaya çalıştılar. Modern bilim okullarında batılı bilim adamları neyse bizler içinde Xani oydu. Hatta Xani,bize daha yakındır. Biliniyor, İsmail Beşikçi medrese kökenli meleleri 'Kürdistan'ın ilk aydınları' olarak belirtir. Bunda doğruluk payı büyüktür. Zira medrese de Xani'yi, Ciziri'yi, Fekiyê Teyranê'yi özümseyen herkes biraz doğal yurtseverdi. Bunu da ötesinde daha geniş bir bakış açısına İslami daha barışçıl adiline ve tutucu olmayan bir şekilde anlamaya çalışırdı. Kendini dünya'ya kapalı tutmaz yeni düşüncelere açık olurlardı. Nitekim melelerin toplumsal olaylarda öne çıkmasında Xani'nin rolü çok büyüktür. Medreselerin rolü dini eğitim verme ile sınırlı değildi. Dini eğitimi kadar Farsça Arapça din dersleri tarih hukuk edebiyat, Geometri, Astronomi ve bunun gibi konularda da İslami bakış dahilinde eğitim verilirdi. Bu eğitimi alanlar mele olurlardı. Meleler de sanıldığı gibi yalnızca dini konularda öncülük eden kişiler değillerdi. Onlar bulundukları yerleşim bölgelerinde halkın tüm sorunlarının çözümünü üstlenirlerdi ve bu yönü ile halk içerisinde otorite olarak kabul edilirlerdi. Özellikle Kürt mirliklerinin 19. YY dan başlayarak ortadan kaldırılması ve Kürt toplumunun örgütsüzleştirilmesi ile birlikte Kürt medreselerinin bu boşluğu kısmen de olsa doldurmaya çalışması birazda yukarıda belirtilen geleneğin etkisiyledir. Yani Ehmedê Xani gibi büyük Kürt bilginlerinin rolü belirleyici olmuştur. Ayrıca belirtmek gerekiyor ki Xani en kritik süreçlerde bile bir ışık olarak hep aydınlatıcı olmuştur.



21. Yüzyılın başlarında Kürtlerin çeşitli dernekler kurarak bir araya gelmesinden tutalım Doğu ve Güney Kürdistan mücadelelerinde de ve yine 1970'li yılların Kuzeyindeki toplumsal olaylarda Xani bir ilham kaynağı olmuştur.



Firdefsi İran'lılar, Eflatun Yunanlılar, Rustavelli Gürciler için ne derece anlamlıysa Xani'de Kürtler için o derecede onurdur. İnsanoğlu, toplu yaşama geçtiğinden beri birçok önder kişilikler yetiştirmiştir. Bir kısmını ilahi gücün temsilcisi Peygamber, bir kısmına iradenin yetiştiricisi bilgin, alim ve bilge deriz. Yazı ile belgeli büyüklerimizden platon (Eflaton) "adaleti toplumda korumanın ilk tezlerini üretendir. O, günün ve mekanın gerçeği sınıflara ayrı ayrı haklar bahşetmek, korumasını devlet denen en üst kuruma vermek düşüncesindeydi. "Devlet zayıfın korunması için gereklidir" savındaydı. Onun talebesi Büykü İskender'in hocası Aristo Tales ise çağın felsefesini kurmuştur. Onu İslam atmosferinde yorumlayan İslam bilginleri onu ilk öğretmen bildler ve ona "birinci öğretmen' dediler.



İslam inancını dıştalamadan felsefeyi, düşünceyi yeni yorum ile tasavvuf yolunu öğütlediler. "İnsan iradesi, Kâinatın efendisidir" tezini yerleştirdiler. Kurcusu Farabi'dir. Abbasi halifeliğinin icrasının tek kişilikte değil bir kurul ile yönetilmesi gerektiğini, yönetici kurumun seçim ile oluşmasının ve yöneticilerin vasıf kriterlerini belirtmiştir. Toplumların uygarlaşmasının ortam ve yönetimini bilimsel şeklinde formüle etmiştir. İslam bilim dünyası ona "ikinci öğretmen" demiştir.



Her iki öğretmenin mirasçısı Xani'dir. Xani otoritenin hukuk ile evlenerek, onunla yekvücut olmasını kaydetmiştir. Hukuklu otoritede birey, aydınlanıp özgürleşmelidir. Birey özgürlüğü, iradenin özgürlüğüne denkleşmelidir. Özgürlükçü hukuk devletini ilk kurgulayandır. Diğer bir değiş ile Demokratik hukuk devleti veya toplumunu irade etmiş ve bunu destanlaştırmıştır. Onun için Xani'ye "üçüncü öğretmen deniliyor" Birinci öğretmen Aristo Yunan ikinci öğretmen Farabi Türk, Üçüncü Öğretmen Xani Kürt soyludur. Aristo Evrenselleşti, Farabi bilim çevrelerince dar sınırda bilindi, Xani ise gömüdeki hazineler gibi bilinmeyenlik zırhında saklı kaldı. Ama bu gün Mem ve Zin'ler Xani'ye sahip çıkma çabasındadırlar. Öyle inanıyoruz ki Filozof Xani hak ettiği yere gelecektir. Vefatı Kürt yazar Alaattin Seccadi'nin Mejuyi Edebi Kurdi (Kürt Edebiyat Tarihi) eserine göre MS. 1706 yada 1707 dir.

YARARLANILAN KAYNAKLAR

1- ÜÇÜNÇÜ ÖĞRETMEN H.MEM
2- FİLOZOF XANİNİN TASARIMI H.MEM
3- EHMEDE XANİNİN KALEMİNDEN FAİK BULUT

KÜRTLERİN BİLİNMEYEN DÜNYASI
4- MEM U ZİN EHMEDE XANİ
5- MEM U ZİNDE KÜRT MİLLİYETÇİLİĞİ FERHAD


HAZIRLAYAN

NİHAT GÜLTEKİN
iletisim@xani-der.com


Sitemizin Yararlandığı Kaynak


Xanider:: http://www.xani-der.com/xds/index.php


Başa dön
Kullanıcı bilgilerini göster Özel mesaj gönder E-Posta gönder Kullanıcının web sitesini ziyaret et MSNM
Bu mesaja Teşekkür eden kullanıcılar: nd
lukamhbr04



Kayıt: Sep 28, 2007
İletiler: -1

Teşekkür Sayısı: 0
Kendisine 1 kez teşekkür edildi, gönderdiği toplam mesaj 1 adettir.


Ruh Halim

İletiTarih: Cum Eyl 28, 2007 7:33 pm   İleti konusu:   Alıntıyla Cevap GönderAlıntıyla Cevap Gönder

Xani Kimdir?
Doğubayazıt’ın Dizasor (Kızıldize-Ortadirek) köyünde 1651’de doğduğu 1701-1707’de ölmüştür. Her ne kadar bazı yazarlar Xani’in Hakkari’nin Han köyünde doğduğunu ileriye sürüyorlarsa da,bu mantıksal değildir. Zira Xani’in dedesi Rustem Doğubayazıt’ın Dizasor (Kızıldize-Ortadirek) köyüne yerleşmiştir. Xani’nin babası İlyas ise Doğubayazıt Mir’liğinin kadısıdır(hakimi).Dolayısıyla Xani’nin burada doğduğu mantıksal bir doğrudur.

Aristo ve Farabi’den sonra 3. Öğretmen olarak kabul edilen yüce filozof Hani (Xani) çok yönlü ve değişken bir kişiliktedir. Din ve inanç bölümünde İslam ulamasıdır. İslam düşünürlerinin önde gelenidir. Dil konusunda, dil uzamanı; zaman ve takvim bahsinde astronomi uzmanı; töre ve kültür bölümlerinde kültür folklor experi; ekonomi bölümünde bir ekonomisttir; eğitim bölümünde ise bir eğitim uzamanı ve pedagog tasarım dehası felyezoftur.
Ehmedi Xani Memû Zin eserinde özgürlükçü,demokratik hukuk devlet tezini telmih yoluyla işleyerek Aristo ve Farabi’den sonra 3. öğretmen kimliğini almıştır. Her ne kadar bu eser bir mesnevi aşk öyküsü şeklinde yazılmış ise de,aslında bir devrim temasını anlatmaktadır.(bu konu çok uzun olduğu için şu anda açamıyorum)
Xani insan evresini üçe ayırmıştır. Bu bilimsel olgu bugünde kabul görmektedir.
1. evreye ilmen yakın demiştir. Zira yayınladığı ilk eseri olan Nûbara Bıçûkan da çocukların ilimle kucaklaşmasını sağlamıştır. Bu eserinde tam bir pedagogdur.Eseri bir eğitim manifestosudur.13 maddeden oluşan ve halen günümüzde de geçerli olan eğitimin temel ilkelerini anlatmıştır.(www.xani-der.com sitesinde yorumunu yaptığım eğitim manifestosunu bulabilirsiniz)
2.evreye aynen yakın demiştir.Burada da kararlı ve inançlı gençlik yetiştirme yollarını ve yöntemlerini göstermiştir.Ve imanın esasları adlı eser bu temayı işlemektedir.
3.Evreye hakken yakın demiştir.Memû zin eserinde adaleti hukuku,özgürlüğü,otoriteyi işlemiştir. Telmih yolu iki sayıya önem vermiştir.Beyaza adalet ,kırmızıya hukuk demiştir.

Sayın yazar Xani satırlara sığmayacak büyüktür. Xani konusunu işlerken lütfen ama lütfen araştırarak salt bir yönüyle değil evrensel boyutu ile işlemek gerekir.Yanlışlıklar dolu sitede yayınlanan Xani ile ilgili yazının siteden kaldırılmasını istiyorum.aksine insanların kafasında soru işaretleri oluşur.Bizim kişi bir öneri!
Saygılarımla
Cevdet BAYCAN
cevdetbaycan@hotmail.om


Başa dön
Kullanıcı bilgilerini göster Özel mesaj gönder
Bu mesaja Teşekkür eden kullanıcılar: HakaN
ducem
Yeni Üye
Yeni Üye


Kayıt: Oct 31, 2007
İletiler: 3

Teşekkür Sayısı: 0
Kendisine 1 kez teşekkür edildi, gönderdiği toplam mesaj 1 adettir.


Ruh Halim

İletiTarih: Per Kas 01, 2007 6:29 am   İleti konusu: Re:  Alıntıyla Cevap GönderAlıntıyla Cevap Gönder

Memû Zin eseri gerçek bir olaydır sadece aşk öyküsü değildir. Mezarları Şırnağın Cizre ilçesindedir.


Başa dön
Kullanıcı bilgilerini göster Özel mesaj gönder E-Posta gönder
Hızlı Cevap Gönder
Kullanıcı Adı:  

  
Seçenekler:
Son Mesajı Alıntı Yap
 
İletileri göster:   
Yeni Konu Gönder   Cevap Gönder    Mesaj Panosu -> Doğubayazıt İz Bırakanlar Saatler GMT +10 zaman dilimine göredir
1. sayfa (Toplam 1 sayfa)

 
Forum Seçin:  
Bu forumda yeni konular açabilirsiniz
Bu forumdaki iletilere cevap verebilirsiniz
Bu forumdaki iletilerinizi değiştiremezsiniz
Bu forumdaki iletilerinizi silemezsiniz
Bu forumdaki anketlerde oy kullanamazsınız

Powered by phpBB © 2001, 2005 phpBB Group
| Anasayfa | Forumlar | Köşe Yazıları | Doğubayazıt Hakkında | Haberler | Haber Öneri İhbar | İletişim | Profiliniz |
Tüm Hakları Saklıdır
DogubayazitNet.com © 2005 - 2006 - 2007 - 2008
www.dogubayazitnet.com



DogubayazitNet.com Özel Arama