Anasayfaya Dön // Röportaj
Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

Kawa Nemir tarafından 16 yıllık Çalışma : Shakespeare in soneleri Kürtçe de

Shakespeare in bütün soneleri, şair Kawa Nemir tarafından Kürtçe ye kazandırıldı.
27 Ocak 2010 Çarşamba Saat 17:11

İngiliz ve dünya edebiyatının büyük yazarlarından Shakespeare'in bütün soneleri, şair Kawa Nemir tarafından Kürtçe'ye kazandırıldı.

İstanbul, 22 Ocak (AKnews) - Yazıldıklarından tam 400 yıl sonra Kürtçe'ye çevrilen Shakespeare'in 154 sonesi, Kawa Nemir tarafından 16 yıllık çalışma sonucu gerçekleştirildi.

"Hemû Soneyên" adıyla Lis Yayınları tarafından yayınlanan kitapta, Shakespeare'in sonelerinin orjinal İngilizceleri ile Kürtçe çevirileri yan yana bulunuyor. Uzun süren bir emek sonucu Shakespeare'in sonelerine Kürtçe'ye kazandıran Kawa Nemir, AKnews'in çeviri sürecine ve Kürt şiirine ilişkin sorularını yanıtladı.
 
Shakespeare'in sonelerinin Kürtçe'ye kazandırılması, Kürt edebiyatı için nasıl bir anlam ifade ediyor?

Tek kelimeyle, değişimden, bu topraklarda çok büyük bir zihniyet değişiminden yana olduğumu bir kez daha duyurmak istiyorum. Bir nevi savaştır benim yirmi yıldır sürdürdüğüm ve benim silahlarım var. Büyük değişim için zihinleri fethetmenin büyük yöntemlerini bulmak ve kullanmak gerek.

Bir Kürt şairi olarak, kültür alanında yaptığım editörlük ve yayıncılık gibi birçok işe rağmen, öncelikle bir şair olarak, çeviri, insanlığın ortak mirası olan görkemli edebiyat eserlerinin asıl dillerinden Kürtçe'ye çevrilmeleri meselesi, benim için yeri doldurulamaz bir iş ve imkânsız bir aşk. Bu benim için bir ölüm kalım meselesi. 

Kürtler ve Kürt dili hiç kimseye kendini kanıtlamak zorunda değil, ama ben şu yırtık pırtık, pürtüklü, eprimiş faşist paşa eskilerine, Bedrettin Dalan mıydı, neydi bir adam vardı, yıllar önce Kürtçe'nin bilmem üç yüz beş  yüz kelimeden ibaret olduğunu bir zamanlar söylemiş, şu tehlikeli Anadolu çocuklarının çanlarına değil, canlarına ot tıkamak için yıllardır çalışıyoruz.

Desturu sevmeyiz, kimse bize ikiyüzlüce açılamaz, kaynaklarından sökün edip gelen Kürt dili ve edebiyatı, hem çok bi kendi, hem de çok bi dünyalı olmak gayretinde. Bu yüzden, Shakespeare'in bütün sonelerinin Kürtçe'de denenmiş olması, geleneğine, kaynaklarına çalışan ve sonra kendini güçlü yenileme isteğiyle kanatlanan Kürtçe'nin daha nerelere açılabileceğine dair bir kıvılcımdır sanırım.

Ve bittabi Kürt edebiyatı dünyanın büyük seslerinden mahrum kalamaz, kalmamalı. Ben de yaş itibariyle gencim, ama benden daha genç olanlar var. Örneğin, üniversite öğrencisi olan Vanlı Pelîn ve Mardinli Ümran adında iki arkadaşla, konuşuyorduk. Sizce Shakespeare Kürtçe olursa, ne olur, diye sordum onlara. Pelîn dedi ki, "Zihnimizi Türkçe'yle, Arapça'yla ve Farsça'yla yoğurdular. Kendimize olan güvenimizi kaybettik. Dünyaya Kürtçe'nin penceresinden bakmak, bizi sağlıklı ve mutlu kılar". Ümran'sa, "Yaşasın Kürtçe söyleyen Shakespeare!" dedi. Bilmem anlatabildim mi?   

Neden özellikle Shakespeare'in sonelerini tercih ettiniz?

35934Aslında kitabın önsözünde çok geniş bahsettim bunlardan, özetle diyeyim ki; bir şiir biçimi olan soneyi, tarih boyunca yığınla büyük şair denemiştir ve günümüzde de birçok dilde sone biçiminde şiirler hâlâ  yazılmaktadır, ama sone formunda ustalık babında, ne büyük  İtalyan şairler Dante Alighieri ve Petrarca, ne de İngiliz şair Edmund Spenser Shakespeare'in sone yazmaktaki ustalığına erişmişlerdir.

Shakespeare'in 154 sonesini, çağların toplumsal ve bireysel psikolojisine dair sağlam bilgiyi yüklenip gelmelerinden dolayı, aşkı anlatıp da bize hâlâ güç verebilmelerinden dolayı Kürtçe'ye çevirmeyi tercih ettim ve aslında bu benim için yığınla nedenden dolayı kaçınılmazdı. Örneğin önemsiz gibi görünen bir neden de şuydu: Artık bu yıllar süren çeviri macerasına noktayı koymamı gerektiren, saçmalamadıkları sürece, ben de insanları sevmeye inanırım, ama yeryüzünde milyarlarca insan içinde vurgun olduğum bir insan, oğlumun annesi var ve aşkı anlayabilmek, doğru tartabilmek adına, son yıllarda bu Shakespeare'i çevirme işini bitirmek tercihim daha da şekillendi. 

Bireyin ruhsal serüveninin beklenmedik şeylere yol açabileceğine inananlardanım. Bundan yarım yüzyıldan fazla bir zaman önce, Urfa'nın Halfeti ilçesinin Amara köyünde bozkırın kurak zamanına ve mekânına bakan çocuğun, şimdiki zaman ve mekân itibariyle yol açtıklarına bakmak haddinden fazla yeterlidir bence. Küçük gibi görünen tercihler ve büyük olmalarını umduğum sonuçlardır bunlar.       

Tüm dünyanın da kabul ettiği gibi Shakespeare, bir dilin, İngilizce'nin oluşmasında, güçlenmesinde ve kanatlanmasında büyük rolü olmuş bir şair ve oyun yazarı. Shakespeare'in hemen hemen çağdaşı olan, büyük Kürt şairi Ehmedê Xanî de Kürtçe için benzer çaba ve düş içindeydi. Shakespeare'in İngilizce, Xanî'nin de Kürtçe için önemi nedir? 

Varoluşum ve ruhsal yapım gereği, tüm yaşamım boyunca her işte yaptığımdır. Bir insanın sağ  eliyle sağ kulağını en yakın mesafeden tutması yerine, sağ elini boynuna dolayarak sağ kulağını  tutmaya çabalaması vardır. Bu, bir insanı uzak zamanların belirsiz sonuçlarına emanet eder. Bu bağlamda, bence Shakespeare Xanî'yi gösterir.

Benim zihinsel dünyamda bu budur. Benim bu karşılaştırmalı görme biçimim, bizi Xanî üzerinden Shakespeare ve tüm büyük dünyalılarla kardeş yapar. Shakespeare 154 sone, yığınla tiyatro oyunu, dört uzun şiir yazmış koca bir dev deyip de Xanî'yle ne alaka diyenleri de biliyorum bilmesine; ben de böyle diyen bir Kürt'e diyorum ki, keşke Kürtler "Mem û Zîn"in değerini yeterince bilseler.

Önemli olan sayı değil, kimliğin oluşumun süreçlerinde bir eserin ve bir şahsiyetin tarihsel kurucu rolü. Bu anlamda hep diyorum ki, Shakespeare -hemen hemen bütün dünya dillerine yüzyıllardır çevrildiğinden- dünya için ne ifade ediyorsa büyüklük anlamında, Xanî de bizim için odur ve bir Kürt olan Xanî'nin talihsizliği şuradadır ki, biz onu Kürtçe'den dünya dillerine henüz yeterince çeviremedik. Xanî'nin özellikle İngilizce'ye çevrilmesi son derece önemli ve sanırım geçen yıl, rahmetli Selah Saadallah'ın bir çevirisini Avesta Yayınevi İngilizce bastı, ama sanırım bu bir kez daha denenmeli ve sanırım ben deneyeceğim. Bir Kürt kültür adamı içerden konuşmalı ve ben de bunu yapmaya çalışıyorum.    

Soneleri ne kadar süre içinde çevirdiniz?

16 yıl. Benim Kürtçe'ye içkin maceramın bir tutanağı sayılabilir Shakespeare'den yaptığım çeviriler. Dilsel tercihlerimi, farklı seyirlerde izlemiş bilgi düzeyimi, herhangi biri bu çevirilerimin geçirdiği süreçlere bakarak görebilir. Örneğin, ben Shakespeare'den ilk parça çevirilerimi küçük bir dosya halinde, 1997 yılında editörü olduğum Jiyana Rewşen dergisinde yayınlamıştım ve elbette kafiyesiz, sallapati denemelerdi. Sonra bu çeviriler birçok aşamalardan geçe geçe, birkaç kez daha 2000'li yıllarda Tîroj, Çirûsk ve W gibi dergilerde parça parça yayınlandıktan sonra bugünlere geldiler.  

16 yıl süren bu çalışmanızın Kürtçe'de nasıl bir karşılık oluşturmasını bekliyorsunuz?

Xanî'nin Kürtçe'yle ilgili bir derdi var. Kürtçe için, bu kumaşın alıcısı yok, diyor Xanî. Günümüze uyarlarsak, Xanî'nin düşü, pazarı geniş bir Kürtçe'dir; dahası, Kürt'ün birliğidir, anlaşabilmesidir; dahası, Gürcü sınırlarından Arap çöllerine kadar sınır hatları boyunca esir edilmiş, sürekli yağmalanan hepimizin sevgili Kürdistan'ıdır. İşte ben Kürdistan'da, yok Ahmed Arif'miş, yok Sezai Karakoç'muş, yok onların Kürt'ün baş belası envai çeşit torunlarıymış, bunların yerine Xanî'yle birlikte söyleyen ve miras babında edebiyatımızı ayağa kaldıracak bir Shakespeare'in, aşktan yanıp kavrulan bir Kürt delikanlısının ve genç kızının dilinde sonelerinin Kürtçe olarak karşılık bulmasını bekliyorum. En özet haliyle, hikâye budur.        

Shakespeare, sonelerinin yazıldıktan tam 400 yıl sonra Kürtçe'ye kazandırılmasının modern Kürt edebiyatına nasıl bir katkısı olabilir?

Modernleşmeye çalışan bir edebiyatın, dünyanın büyük yazarlarını, insanlığın ortak hazinesini oluşturmuş dev isimlerini kendinde deneyimlemesi, kaçınılmazdır. Kürtçe, ne yazık ki gövdemizi ve ruhumuzu işgal edenlerce haddinden fazla tahrip edilmiş, ama bence zarafetinde, hazinesinde müthiş direnmiş bir dildir. Konumuz Shakespeare olduğu için diyorum, Shakespeare gibi zor ve dev bir yazar, 400 yıl gibi bir gecikmeyle, bir dil uyandırma saati gibi çalıp bizleri bu zarafete ve zenginliğe uyandıracaktır. Sonelerin bana 16 yıl boyunca yaşattığı zorluklardan sonra, bu meseleye biraz da böyle ironik cevaplarla yaklaşma hakkım var sanırım.       

Siz aynı zamanda hem bir şair, hem de Kürt edebiyatı ve şiiri konusunda araştırma ve incelemelerinizle tanınıyorsunuz. Başka çalışmalarınız var mı?

Şimdilerde hasta olan sevgili babam, bir zamanlar bana demişti ki, "Ben, senin adam olacağını sanıyordum, sen gidip şair oldun". Sağ olsun, Müslüm Yücel de sağ olsun, yanlış yapmadan duramadım. Kürtçe'nin beni götürdüğü kapılara gitmeden edemedim, edemiyorum. Geçen yıl çıkan "Salname" adlı üçüncü şiir kitabımdan sonra son şiirler var, çok kısa parçalardan oluşan, "Jidayîkbûneke Din" (Başka Bir Doğum) adında yeni bir kitap. Ayrıca tüm edebiyat yaşamım boyunca yazdığım hepi topu on iki öyküm ve İngiliz, Amerikan ve İrlanda edebiyatlarından bugüne kadar yaptığım ve basılmayı bekleyen 80 civarında çeviri kitabım var. Üstünde çalıştığım bir de romanım var.

Bugün yazılan Kürt şiirini nasıl değerlendiriyorsunuz Kürt şiiri, henüz dünya şiiriyle buluşamamış olsa da, size göre Kürt şiiri dünya şiiri içinde nerede duruyor?

Güçlü -güçlü olduğunu özellikle vurgulamak isterim- geleneğinden kök salmaya çalışan, iddialı, başka dillerce henüz keşfedilmemiş bir kıtadır Kürt şiiri. Bu dilin müthiş donanımlı, şair gibi şairleri var. Mağduriyet psikolojisinden kurtulmuş deli çocukları  var bu şiirin. Kuzeyiyle, güneyiyle, doğusuyla, batısıyla, bu dilin adlarını saysam unuttuklarıma haksızlık edebileceğim dünya ayarında şairleri var. Ve Kürt şiiri, Kürt toplumunun değişim sürecinin ana motorudur. Gizli bir güçtür. Bazıları, roman olmalı der, (belki belki), ama ben bu konuda Kürt şiirinin dünya şiiri içinde muhteşem bir damar olduğunda ısrarlıyım.

Size göre Kürt şiirinin dünya şiiri ile buluşabilmesi için neler yapılamalıdır?

Acilen -en acilinden- bir İngilizce Kürt şiiri antolojisi yapılmalıdır, derim. Benim yaptıklarıma ve yapacaklarıma destek vereceklere, "li ser çavan" demek istiyorum. Sonra ne bileyim, çok çalışalım. Evli şairlerimiz, eşleri onları kapı dışarı etmeden, eşlerini terk etmeli, bu şairlerimiz de çok çalışıp yaratıcı olabilmeliler. Bir de birçok akademisyenimiz var dünyadaki üniversitelere dağılmış. Kürt şiirinde ve Kürt edebiyatında bir olay var, diyorum. Kuzeyin 90'lı yıllarını ve Rewşen kuşağını özellikle inceleyin ve sadece sevgili rahmetli Mehmed Uzun'u (o da Türkçeden) okuyarak Kürt edebiyatı çalışarak bu işlere el atmayın. Thomas Mann'ın üç bin yıl değerlendirmesini unutmayın ve öyle çalışın!   

Ayrıca Shakespeare çevirisi için söylemek istediğiniz bir şeyler var mı?

En başta şöyle mi demiştim? Değişim, demiştim. Okurun Shakespeare'in tüm sonelerinin Kürtçe'sinde, çevirideki yer yer uç sayılabilecek tercihlerimde yığınla şeyler bulacağını tahmin ediyorum. Benim bir amacım da şuraya getirmekti: Ya Shakespeare ile Kürtçe'yi sevecekler, ya da hayatları boyunca bir daha Kürtçe'nin yüzüne bakmayacaklar.

Her ne olacaksa, sadece şu unutulmasın ki, öyle kolay değil Shakespeare'i Kürtçe konuşturmaya yeltenmek. Bu zorluğu her açıdan yaşamış bir şair-çevirmen olarak diyorum ki, umarım bu çeviriye burun kıvıracak yetenekli bir Kürt çevirmeni çıkar da daha iyisini yapar. Benim bir amacım da bu zincirin kurulmasına ufak bir katkıda bulunmak. Buyurun, William Shakespeare'in Lîs Yayınevi'nden çıkan İngilizce-Kürtçe soneleri artık sizindir.

PORTRE / KAWA NEMİR

Şair, tercüman, yazar ve editör Kawa Nemir, 1975 yılında Iğdır’da doğdu. Ankara Hacettepe Üniversitesi ve İstanbul Üniversitesi’nde bir dönem İngiliz Edebiyatı okuduktan sonra, aynı üniversitede Eski Yunan Dili ve Edebiyatı okudu. Aylık kültür, sanat ve edebiyat dergisi Jiyana Rewşen ve Rewşen-Name dergilerinin editörlüğünü yaptı. 2003 yılnda Bajar adlı bir yayın evi kuran Nemir, şimdiye kadar, İngiliz, Amerikan, İrlanda ve Türk şiir, öykü ve tiyatro eserlerini Kürtçe'ye kazandırdı.
Halen Lîs Yayınevi'nde Romana Kurdî (Kürt Romanı) ve Klasîkên Cîhanê (Dünya Klasikleri) serilerinin editörlüğünü yapmakta olan Kawa Nemir’in yayınlanmış kitaplarından bazıları şunlardır:

"Gilgamêş û Çend Mythosên Din" (Gılgamış ve Bazı Birkaç Mitos), "Mirin Niqutî Dilê Firokevanekî Îrlandî, (İrlandalı Pilotun Yüreğine Ölüm Damladı), "Selpakfiroş, (Selpak Satıcısı).


 

Bu Haber toplam 155 defa okundu.

Bu Habere Henüz Yorum Eklenmemiş.